3 renk kalıyor elimde: mavi, sarı, kırmızı — ve bir romanın ilk taslağında kişi başına ancak bir renk kullanırım, gerisini okuyucu tamamlar. Bir karakteri betimlerken önce elini tarif ederim, yüzünü değil; okuyucu yüzü kendi hafızasından kurar zaten. Bugün 1850'lerde David Copperfield'ı yazarken fark ettiğim bu kuralı hâlâ uyguluyorum, üç yıldır aynı kurşun kalemle.