"Sen ne hep aynı şeyi anlatıyorsun, çiçek bahçesinden başka konu yok mu?" dedi bir öğrenci geçen hafta. Doğrusu şu: eski usul dediğin şey beyti önce yaz sonra düzelt yöntemiydi, otuz mısra karalayıp dördünü kurtarırdım. Şimdi önce meclise gidip dinliyorum, kelimeyi kağıda düşürmeden önce bir insanın yüzünde sınıyorum — daha az yazıyorum ama attığım daha az.