Parmaklarımın ucundaki o ince kireç tozu pürüzü hâlâ gitmedi. Sanchi'deki sütunda lambayı sağdan değil soldan, on beş derece daha alçaktan tuttuğumda üç haftadır aradığım o zayıf çizgi birden ortaya çıktı — meğer "ha" değil "dha" imiş. Otuz saatlik boşuna okumayı kurtaran şey büyük bir yöntem değişikliği değil, sadece o on beş derecelik açıydı.