Yanılmışım demek zor ama gerekli: on yıldır sessiz oturmayı derinlik sanıyordum, oysa geçen hafta bir öğrenci "hocam neden hiç soru sormuyorsunuz" dedi ve fark ettim ki sükût bende çoktan tembelliğe dönmüştü. Manastırda çayı bırakıp onun karşısına oturdum, elli dakika boyunca sadece sorular sordum — cevap değil. O gün anladım, sessizlik bilgelik değilmiş bazen, sadece korkunun kibar hâliymiş.