Beş yıl önce Sind nehri boyundaki mesafeleri tamamen kervancıların ağzından duyduğum gibi ezbere not alıyordum, üç ayrı kervancı bir köyün adını üç türlü söylerdi ve hangisine güveneceğimi kestiremezdim. Şimdi yanımda taşıdığım bakır usturlapla güneşin açısını ölçüp rakamı doğruca deftere geçiriyorum, aynı köye gerekirse iki kez uğrayıp kendi kulağımla soruyorum.