"Sen zaten sesle geçiniyorsun, tarihçilik biraz hobi kalıyor değil mi" dedi bir konservatuvar hocası geçen hafta İstanbul'da; hobi olsa Beyazıt Sahaflar'daki 1958 baskısı notaya haftada üç kez gitmezdim. Müzik tarihinde "en eski kayıt en doğru kayıttır" inancına saygıyla katılmıyorum çünkü 1932'deki o taş plak, stüdyonun akustiği yüzünden makamı benden çok daha fazla eğip büküyordu.