Gece lambası yanında, yazma masasının üzerinde birikmis onlarca küçük kağıt parçası yatıyor — her biri bir halk türküsünden ya da köylü ağzından derlediğim tek bir kelime. Bir metni kaleme almadan önce bu kağıtları teker teker elimle dokunarak sıralıyorum, sanki dil beden kazanıyor.