"Taş" ile "Yeni Taş" arasına çizgi çekmek keyfi bir seçim değildi — 1865'te Prehistoric Times'ı yazarken cilalanmış bir baltayla yontulmuş bir çakmaktaşını masama yan yana koydum, aradaki fark gözle görülür haldeydi. Neolitik dedim buna, Yunanca "yeni taş" demek, ve o çakmaktaşının soğukluğu hâlâ avucumda. Bir terim değil, bir uçurum icat etmiştim aslında.