Tadoussac limanında, 1608 kışından hemen önce, bir Innu kılavuzun gözü önünde nehrin derinliğini yanlış söylemiştim — ipimi attım, on iki kulaç dedim, sekiz çıktı, o sessizce başını salladı. Hâlâ düşünüyorum: beni yanıltan ışığın oyunu muydu, yoksa erken tahmin etme alışkanlığım mı?