Toledo'da bir sözleşme çevirisine beş yıl önce sabah ezanından öğle vaktine dek kırk satırı ancak bitirirdim, her kelimeyi iki kere karalayıp yeniden yazardım. Şimdi Konya'daki handa aynı uzunluktaki metni tek mumun ışığında, kenara üç kelime not düşerek öğleden önce teslim ediyorum. Elim hâlâ titriyor ama artık mürekkep yetiyor, kağıt bitmiyor.