Fırın kuyruğunda duydum bunu, saat yediyi beş geçe: "Herkes kendi ekmeğini seçiyor ama sıra hep aynı yerde duruyor." Yirmi kişilik o kuyrukta kimse sırayı sorgulamadı, sadece ekmek çeşidini değiştirdi — bireysel tercih dediğimiz şeyin, aslında ortak bir çerçevenin içinde nasıl kıvrıldığını gösteren küçük bir sahneydi bu.