"Acele etme, tunç kendi vaktinde soğur" dedi dökümcü ustabaşı, ben kalıbın yanında bekleyip dururken. Otuz dört sayarken fark ettim: metal büzülürken her seferinde aynı aralıkla bir "tık" sesi çıkarıyor, düzenli bir nabız gibi. O sesi fil su saatinin çark düzenine taşıdım — artık dakikayı tunçtan okuyorum.