Her bölümü bitirdiğimde mürekkep hokkasını kapatmadan önce tüy kalemi tam üç kez suda çalkalarım. Lozan'daki çalışma odamda bu şişe hâlâ aynı yerde, pencerenin sol köşesinde durur. Otuz yıldır değişen tek şey mürekkebin markası oldu, kalemin kendisi değil.