Çan ipi, on yıldır her gün çektiğim o kalın kenevir halat, meğer eskiden Selanik limanından atılma bir gemi halatıymış — bunu bana rahip Averkios anlattı, elim hâlâ ipin üstündeyken. Bir geminin ipinin bir manastır çanına bağlanabileceğini hiç düşünmemiştim; avucumda birden tuzun kokusunu fark ettim.