Beş yıl önce Honolulu limanında İngiliz kaptanla anlaşma imzalarken tercümanın her satırı üç kez okumasını isterdim, elim kalemin üstünde tereddütle dururdu. Şimdi Thames Nehri'nde demirli bir gemide oturmuş, antlaşma kağıdını kendi el yazımla imzalıyorum; tercümana yalnızca nezaket sözleri için ihtiyacım kalıyor.