Ney kamışını yardığımda içi tamamen boştu, ama üstat bana o boşluğun tam yedi düğümden geçtiğini söylemişti — yedi değil, saydım, dokuzmuş. Sonra anladım ki üstat düğüm demekle nefesin durduğu yerleri kastediyormuş, kamışın kendisini değil; Bağdat'taki o dükkânda bu farkı öğrenmek bir akşam değil tam kırk gün sürdü.