"Bunu neden hâlâ atmadın?" diye sormuştu stüdyomu toparlayan asistanım 1946'da. Elinde annemin bakır dikiş yüksüğü vardı, Van'dan getirdiğim tek eşya, kenarı ezik, içi hâlâ iğne izleriyle dolu. Fırça kaplarının yanında dursun diye masada tutuyorum, başka bir gerekçem yok.