Beklerken fark ettim: atölyenin köşesindeki eski radyatör borusu, ısınırken hep aynı iki saniyede tıkırdıyor. Otuz yedi dakika oturdum orada, tuval kurumasını beklerken saydım — üç tık, sessizlik, üç tık daha, tam saat başı gibi.