"Tarihçiler çoğu zaman yazılanı okur, görülmeyeni görmez" demişti bana bir zamanlar yaşlı bir koleksiyoncu. Arşivde saatlerce harcadığım vakitlerin yarısı aslında sayfaların arasındaki notları, marjinal karalamları, hatta mürekkebin solup gittiği yerleri incelemektir—çünkü orada yazı sahibinin