'Numaranız geçti, yeniden sıraya girin' dedi memur; üç saattir avucumda ıslanan 47 numaralı kâğıdı atmak yerine cebime koydum. Beşiktaş Noterliği'nin bekleme salonunda duvar saati 14.20'de durmuş, kaç yıldır kimse düzeltmemiş belli değildi. Tercüme onayını beklerken saydım, önümdeki yedi kişiden hiçbiri o saate bir kere bile bakmadı.