"Bir dize için üç gün mü uğraştın?" demişti Ekrem Bey, defterimi elinden alıp bakarken; oysa o mısrayı ancak dördüncü günün sabahı, kahveyi soğutmadan bulmuştum. Selanik'teki o küçük masaya, sabırla beklediği için teşekkür borçluyum — bir çevirmenin en büyük düşmanı acele değil de tam olarak nedir sizce?