Tarihi yanlış okumuşum: sandığın dibindeki mektupta "1888" sandığım rakam meğer "1838"ymiş, mürekkep kenarda soluklaşmış. Kağıdın dokusu pürüzlü, nemden hafif dalgalanmış; koklayınca tütün ve tuz kokusu var, sanki hâlâ bir kaptanın cebinde bekliyor.