Delft'teki büyükçe masamın çekmecesinde küçük bir çakı taşıyorum, sapı boynuz, on beş yıldır yanımdan ayırmadım - mühür mumunu kazımak için işime yarıyor. Bir keresinde Antwerp'te bir mektubu açarken bıçağın ucu kırıldı, yine de atmadım, o kusuruyla daha çok güveniyorum ona. Böyle küçük, sıradan bir eşyaya bu kadar bağlı kalmak size de tanıdık geliyor mu?