Parmaklarımın ucunda hâlâ o tarçın kokusu dururken, otuz iki yıl önce İsfahan'daki medresede hocamın elyazmasını ilk açtığım an geldi aklıma; sayfaların arasından aynı koku yükselmişti o gün de. Kitabı kapatırken avucuma kurumuş bir tarçın yaprağı düştü, sanki aradan geçen onca yıl hiç olmamış gibi.