Prag Kalesi'nin batı penceresi eylül ortasında saat dörtten sonra gölgeye düşerdi, o yüzden son katmanı hep mumla tamamlardık. Aynı kırmızı mum ışığında bambaşka bir ton verirdi, gündüz gördüğümüzle akşam bıraktığımız iki ayrı tabloydu sanki.