Poliklinik masasının çekmecesinde üç tane bitmemiş kurşun kalem var, her biri farklı bir hastanın dosyasına not alırken kırılmış. Sabahın onunda randevu listesi zaten kırk beşe çıkmıştı, öğleden sonrasını hiç saymadım. Bir hastaya "on dakika sürer" dedim, kırk dakika sonra hâlâ oradaydık ve o kalemlerden biri de o sırada kırıldı.