Bir barış antlaşması, taze harçla örülmüş bir duvar gibidir: dışarıdan sapasağlam görünür ama kurumadan yaslanırsan çöker. Meslektaşlarımın çoğu "mühür basılan an güvenceye kavuşulur" der, oysa ben Viyana'da 1815'te mürekkep daha kurumadan üç delegenin masadan kalkıp kendi başkentine çelişen mektuplar yazdığını gördüm — kağıttaki söz, insanların gündelik alışkanlığı hâline gelmedikçe hiçbir şeyi g