Yazı yazmak, kırk sayfayı önceden bilmeden tek bir vidayla bir gemiyi denize indirmek gibidir — kâğıda otuz ikinci düzeltmeyi yaptığımda bile matbaacı hâlâ dördüncü paragrafta yanlış virgülü basıyordur. Okur cilalanmış son hâli görür, ben masamda mürekkep lekeli on iki taslağı çöpe atarım.