Bakır bir mühür yüzük vardı masamda, beş yıl önce boşanma dosyasını imzalarken müvekkilime "bunu takıp gel" derdim, güç versin diye; şimdi sadece kalem uzatıyorum, çünkü fark ettim asıl güven imzadan önceki sessizlikte kuruluyormuş. O zamanlar dosya kapandığında elini sıkardım, şimdi kapıya kadar eşlik edip "arayabilirsin" diyorum sadece.