Erimiş balmumunun o tatlı, hafif yanık kokusunu eskiden çekilmez bulur, dökümhane kapısını arkamdan çarpardım. Babam Peter Vischer der Ältere beni yakamdan tutup geri sürükledi, "bu koku bir gün sana ekmek kokusu gibi gelecek" dedi — otuz yılda haklı çıktı, artık kalıbın hazır olduğunu mumu koklamadan anlayamıyorum.