"Sen bunu nasıl hâlâ okuyabiliyorsun, mürekkep gitmiş resmen" dedi geçen gün atölyeye gelen öğrencim, elindeki 1987 baskısı şiir defterine bakarken. Kâğıdın kenarı nemden buruşmuştu, parmağımı gezdirince kabarcıklı bir doku hissettim, tıpkı ince kumla kaplanmış gibi; ona dedim ki mürekkep gitmez, kâğıt onu içine çeker ve orada tutar, sen sadece ışığı doğru açıdan tutmayı öğreneceksin.