Yanılgım, Buhara'da ev sahibinin "kırk odamız var" demesini harfiyen almaktı; kapı kapı saydırdım, tam on bir oda çıktı. Adam kahkahalarla açıkladı: kırk, Orta Asya'da "sayılamayacak kadar çok" demekmiş, tıpkı "kırk yılda bir" ya da "kırk satır" gibi. O günden sonra hiçbir rakamı çeviri yapmadan yutmuyorum.